Design and Programm Turan Özcan
logo.jpg
   7 Eylül 2010, Salı   
 Ana Sayfa  
 İlimiz Çorum  
 Köyümüz Gökköy  
 Duyurular  
 Gökköy Radyosu  
 Fotoğraflar  
 Bilim ve teknoloji  
 Hayata Dair  
 Gökköy Derneği  
 Yemek tarifi  
 Sanat - Kültür  
 İsim Sözlüğü  
 Arsiv  
 Linkler  
  Yazarlar
Açılış Sayfam Yap! Favorilerime Ekle!  gokkoy@aol.com
Erçin muhasebe hizmetleri

  Ana Sayfa >  YAZARLAR
ALEViLiK’TE TANRI ANLAYIŞI 3

Alevilikte Tanrı ile insan arasındaki ilişki efendi- kul ilişkisi değildir. Tanrı, insana tepeden bakan, onu ne yapacağını bilmekten aciz, emirlerle hareket eden bir varlık gibi gören konumda değildir, Alevilikte.       
       01 Ekim 2009        13:48:44        2331   (defa okundu)     

Fehmi İlhan
        fehmi.ilhan@web.de

ALEViLiK’TE TANRI ANLAYIŞI :

 

         Alevilikte tanrı, diğer tüm ortodoks dinlerin tanrı anlayışlarından oldukça farklıdır. Bu anlayış, içeriğini Vahdet-i Vücud ve Vahdet-i Mevcud  düşüncesinden alır. ”Alevilikte ( özellikle Bektaşilikte ) tanrısal felsefe iki biçimde anlatılır : Varlık ve yokluk.

         Varlık, asıldır. Yokluk; ondan türeyen ve gene ona dönen dalgalardır. Yani var olan deniz, yok olan da dalgasıdır. Herşey o denizdendir. Varolanlar ve gökler, o asıldan, o  nurdan ateşlerdir. Herşey o var olanın sınırlarının yansıması ve güzelliğinin aynasıdır. Bu da Allah ( Tanrı ) diye adlandırdığımız güçtür. O güç, kesin güzellik, kesin olgunluk, kesin yüz güzelliği ve kesin yaşamdır. Bunun neden büyük olduğunu anlamak için evren denilen kitabı okumasını ve anlamasını bilmek gerekir.

         Bu kitabın kanıtı doğrudan doğruya insandır. Yalnız bakıp görmek yetmez. Evrenin yüce harflerini okumak ve onu içte de dumak gerekir. Yüce ve kesin güç  kimilerinin dedikleri gibi görünmesi, bilinmesi olanaksız olan birşey değildir. Bu

güç sürekli insanla birlikte olduğu gibi ( aslında insanın içindedir ) bir tek şeyde değil herşeydedir. Herşey deyimi de evreni tamamlar. Herşey evrenin yansımasıdır.

         Konunun daha iyi anlaşılmasıısından Alevilikte Devriye Kuramı’nı bilmekte yarar var. Buna göre, madde dünyasına ( Gayb alemi)  düşen bir varlık, önce cansız, sırasıyla bitki, hayvan ve daha sonra da insan görüntülerinde ortaya çıkarak devrini tamamlar. Son aşama da ise insan-ı Kâmil olarak Hakk’a ulaşır. Böylece Vücud-ı mutlak, yani gerçek varlıktan çıkarak toprağa en aşağılara inip,sonra da bu- radan yükselerek  Hakk’a yani aslına kavuşur. Böylece devrini tamamlamış olur.Bu

konuyu da kısaca belirledikten sonra konunun daha yalın, daha kolay anlaşılması, karışık kavram ve terimlerden sıyrılarak Aleviliğin Tanrı anlayışının ortaya konması ısından en önemli kaynaklara, ozanların deyişlerine sık sık başvuracağız. Deyişler bize  Tanrı anlayışında ki farkları daha net biçimde ortaya koyacaktır.

         Her inancın kendine özgü bir Tanrı anlayışı ve buna bağlantılı olarak tüm yaşamınında yönlendirici olan, insana tanrı karşısında biçtiği rol vardır. Sözünü ettiğimiz tanrı-insan ilişkisi konusunda da dinler birbirinden etkilenmiş olmakla birlikte önemli yaklaşım farklılıklarının olması da doğaldır. Ancak ortodoks dinler, değişik inançlara pek tahammülü yoktur, tarihte bunun sayısız örnekleri vardır. Aleviliğin de yüzyıllarca egemen olan Sünni baskı dolayısıyla zoraki de olsa kimi etkilerin altında kaldığını görüyoruz. Bu etkilerle inancın üzerinde kimi zaman islami bir örtünün yeraldığını, bunun da çoğu zaman yanlış değerlendirmelere yolaçtığını, Aleviliğin gerçek Müslümanlık şeklinde tanımlandığına tanık oluyoruz. Aleviliği asimile etmekten başka düşüncesi olmayan Sünni kesim de sloganlaştırıp içini boşalttıkları Allahımız bir, kitabımız bir, peygamberimiz bir, diyerek siz de camiye buyurun, yani kibarca Sünni olun, çağrılarına Alevi kesimin de alet olması son derece düşündürücü. Halbuki inançların bir anlamda temelini oluşturan tanrı-insan  anlayışları taban tabana zıttır. çünkü Anadolu Alevisi öteki dünya ödülleri ve cezalarıyla fazla ilgilenmez.Onlar “bu dünyada yaşadığını anlamış ve yaptırımın da, armağanın da bu dünyada olduğuna kesin inanmıştır. Kuşkusuz ki bir Allah kavramına karşı çıkmıyor. Ancak onun inandığı Allah, her sabah onunla uyanmış, onunla yiyip içmiş ve onunla tarlaa gitmiştir. Kuran yorumcularının bulup çıkardığı kimi ayetler, Anadolu Alevisinin bu yüzden işine gelmiş ve o ayetleri hasımlarının yüzüne indirmek için fırsat bilmiştir.” Yoksa anlaşılmaz, karışık,  ağdalı sözcüklerle yapılan açıklamaları

Anadolu Alevisinin anlaması, bilmesi olanaksızdır. Alevi salt “ kendini bilen Allah’ını bilir”  ve  Allah insanı kendi suretinde yarattı gibi sözlerle kimi çıkarımlara varmıştır.

         Burada bunları özellikle vurguladık, çünkü yapacağımız değerlendirme ve saptamalardan rahatsızlık duyacak kimilerinin söyleceklerini tahmin ettiğimiz “ Siz dinsiz misiniz ? ya da “ Sen müslüman değil misin Allah’ı mı inkar ediyorsun ?”  gibi

sorudan çok tehditvari sözlerinin anlamsızlığını ve gereksizliğini ortaya koymak içindi. Kimse Aleviliğe kendi inancının elbisesni giydirmeye kalkmasın, uymuyor. ister kabul etsinler, ister etmesinler Alevilik budur. Bunları bilsinler, bizim hakkımızdaki düşüncelerini değiştirip değiştirmemek onların sorunudur.

 

 

 


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

   Bu yazı için henüz bir yorum yazılmamış      Yorum Yaz    Yorum Yaz
 
ÜYE GİRİŞ
  Ana Sayfa    İlimiz Çorum    Köyümüz Gökköy    Duyurular    Gökköy Radyosu    Fotoğraflar    Bilim ve teknoloji    Hayata Dair    Gökköy Derneği    Yemek tarifi    Sanat - Kültür    İsim Sözlüğü    Arsiv    Linkler    Yazarlar  
Copyright © Sitemizdeki yazı, resim, görüntü ve bilgiler izin alınmadan kullanılamaz